10 Ocak 2012 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

H A S E T

H A S E T

Mehmet PASTUTMAZ

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 2603 kez okunmuştur

Kalbi ve ruhi rahatsızlıklardan biriside ”haset” çekememezliktir.Evet bedenen rahatsızlığımız olmayabilir belki ama, ruhumuza bakalım.Bu bahsettiğim maraz olan çekememezlik var ya, bedeni rahatsızlıklar bunun yanında hiç kalır.Ne kadar bilgili,güçlü olursan ol bu marazdan kurtulmak için önce Allaha sığınmalıyız.Bu hastalığın yanına kin,riya,nefret ,öfke,kibiri de ilave edersek tam bir zehir çukuru olur.Bu tür kalbi hastalıklar bu dünyamızı da öbür dünyamızı da karartır.Dünyayı kendimize zindan ederken başkalarını da bu karanlığa sürükleriz.

Bu hastalıklar kimsede olmasın derim. Ya varsa ne yapalım? Bir bilene danışmak gerekir. Allahın, mülkü olan kalbi yaralayıp bozan bu duygu haram kılınmıştır.Haset bilgisizlikten olur,açgözlülükten olur.Dünyalar dolusu servetin olsa  dahasını istersin.
Özellikle bu duygu tanıdık bildik akrabalar arasında çok olur. Bazen de çocuklarımızı bu işe bulaştırıp, filanın çocuğu bak nasıl başarılı, bak filan yakınımız ne çok kazanıyor, sen ondan daha iyi olmalısın diye bu kötü tohumları ekebiliriz.
Bu duygu herkeste bulunur, amma dereceleri farklıdır. Bazı insanda gelip geçicidir,bazısında da kalıcı bir marazdır.Allah insana vücut güzelliği,akıl zenginliği,mal,makam,para itibar gibi nimetler bahşeder.Bu durumda karşıdaki kişi de iki şey hasıl olur.Birincisi gıpta,ikincisi haset.Gıpta etmek müminin ,haset etmek münafığın meziyetidir.Gıpta etmeli ve fakat haset etmemeliyiz.

İlim sahipleri dört çeşit haset saymışlar.İlki ve en tehlikelisi başkasında bulunan nimetin yok olmasını istemek.İkincisi o nimetin kendisine geçmesini istemek.Üçüncüsü başkasında olan meziyetin nimetin kendisinde de olmasını istemek,kendisinde olmazsa başkasında da olmasını istememek.Dördüncüsü ise başkasında olan nimetin kendisinde de olmasını istemektir.Bu dördünde sonuncusu günah sayılmamıştır.Buna  da imrenmek diyebiliriz.Haset veya çekememezlik duygusu  az olan kişilerin daha mutlu olacağını düşünürüm. 

Hasedin sebeplerine gelince,ilim,makam mevki,düşmanlık,kibir,daha az zararlısı hayranlık diyebiliriz.

Haset edenin kendinden başkasına zararı dokunmaz,Bu duygu insanı bitirir içini ateşle doldurur karşısındakinin de nimetini artırdıkça artırır.

   Peki ne yapmamız gerekir?”Felâk” suresini hatırlatmak isterim.”De ki;Yarattığı şeylerin şerrinden,karanlık çöktüğü zaman gecenin şerrinden,düğümlere üfürenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden sabahın rabbine sığınırım.”

   Bütün ruhsal hastalıklar gibi haset insan kalbini ve bedenini yiyip bitiren bir marazdır.Allah hepimizi bu dünyada da ahrette de kurtuluşa erdirsin der sağlık ve mutluluklar dilerim.

   Konya 10 Ocak 2012

                                                                 


 KuluHaber internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları KuluHaber Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

YASAL UYARI: Bu site içerisinde yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Site içerisinden alınan alıntılar kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Site içerisinden yapılan yorumlardan yorumu yapan ilgili sorumludur ve sitenin yorumları yayınlama hakkı saklıdır.

Adres : Hakan Akdağ
Tel :+905414910647
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]