27 Haziran 2012 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

''Oturduğun ahır sekisi, çığırdığın İstanbul türküsü''

''Oturduğun ahır sekisi, çığırdığın İstanbul türküsü''

Atila ALTUNTAŞ

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 4601 kez okunmuştur

Toplumların yaşantılarını, zevklerini, tutum ve davranış biçimlerini, gelenek ve göreneklerini yansıtan, en önemli öğelerin başında kültür ve uygarlık gelmektedir. Kültür dil, din, sanat vb. zamanla kazanılabilen öğeler, uygarlık ise bilim ve tekniğe bağlı olarak değişebilen değerlerdir. Kültür, toplumlarda asırlarca süregelen, gelenek göreneklerini uygarlığın etkisinde devam ettire gelmiştir. Günümüzde yeni teknolojilere bağlı medeniyet, yaşantı değerleri değişse de, kültür değerlerinden taviz vermeyen toplumlara sıkça rastlamak mümkündür.


Güzel Kulumuz da, farklı kültürlerin harmanlanıp, mozaikleşmesiyle meydana gelmiş şirin bir ilçedir. Merkezde Kulu'nun yerlisi olarak adlandırılan ve büyük bir bölümü İsveç'te yaşayan Türkler ile Kırşehir ve Kırşehir'in Toklümen kasabasından göç eden, Türkmen kardeşlerimizden oluşmaktadır. Bir kaç köy dışında Kulu'nun köylerine de doğudan göç etmiş Kürt kardeşlerimiz yerleşmiş ve bu köylerde yaşamlarını devam ettirmektedirler.

Bu gün Kulu'da ki gelenek göreneklerimiz ve sosyal dokumuz bu farklı insanların, farklı yaşam şekillerinin, birbirini tamamlamasıyla birlikte Kulu'ya özgü farklı bir kültür ortaya çıkarmıştır.

Mesela Kulu'nun düğünleri meşhurdur. Oyun havası olarak, Kırşehir ezgileri çalınır, halay çekileceği zaman Kürt halayı dediğimiz Güney Doğu Anadolu ya ait türküler eşliğinde halaylar çekilir. Kulu'da en çok kaseti satan ve dinlenen sanatçılar Kırşehirli Neşet Ertaş ve Ekrem Çelebidir.

Farklı kültürlerin harmanlanmasından oluşan Kulumuz; başta İsveç olmak üzere dünya'nın dört bir tarafına çalışmak için insanını göndermiştir. Özellikle İsveç'te yaşayan Kululular ülkemize çıkardıkları dövizlerle Türkiye ekonomisine büyük katkıda bulunmuşlar ve bulunmaya devam ediyorlardır. İsveç Başbakanı Reinfelt Tarihte görülmemiş bir olayı gerçekleştirerek Kulu'yu ziyaret etmesi de Kululular için ayrı bir önem taşımakla beraber, yine dünya'da bir ilk gerçekleştiren, Kululu Muharrem Demirok İsveç'in 5. büyük şehrinde Belediye başkanı olarak tarihi bir başarıya imza atmıştır. Ayrıca yine Kulumuz dan 25 yaşındaki mühendis kızımız Yelda Ugan 40 bin kişilik Arena stadyumunun mühendisliğini üstlenirken, Bayram Uludağ’da Yeşiller partisinin Merkez Karar Yürütme Kuruluna seçilmiştir….

Bu güzel örnekleri çoğaltmamız mümkün ama bu güzelliklerin içerisinde büyüdüğü halde kendini daha farklı ve dev aynasında görenler var. Kendilerine sözde aydın, ileri görüşlü, entelektüel olarak tanımlayan ama laf gürültüsünden başka hiçbir şey bilmeyen bu kişiler, daima geçmişini ve insanını eleştirerek karşı tarafa kendinin aydın ve entelektüel bir kişiliğe sahip olduğunu kabul ettirmeye çalışıyor. İnanın O kadar boşlar ki hayatında iki kitap okumamışlar, biraz İstanbul Türkçesi konuşamaya çalışıyorlar ama onu da ellerine ayaklarına dolaştırıyorlar ve çok komik bir duruma düşüyorlar.

Ben bu durumda ki entelektüel görünmek isteyen arkadaşlara önerim: Eğer karşı tarafa aydın ve kültürlü bir insan olarak görünmek istiyorsanız, insanınızı küçük görerek, bunu başaramazsınız, çok okuyacak ve araştıracaksınız, görgünüzle, kişiliğiniz ve bilgi donanımınızla ancak karşı tarafı etkilersiniz. Zaten bunlar olduktan sonra karşı tarafta sizin nereli olduğunuza, neye inandığınıza, nasıl yaşadığınıza bakmaz...

Yazıma burada son verirken konuşurken çok zevk aldığım, ilçemize ait özel Kulu şivesiyle sizi baş başa bırakıyorum...
Goma len baa!!! (Şaşırma ünlemi)
Beceyi ört dışardan zihir geliyor! (Pencereyi kapat dışarıdan soğuk geliyor)
Pişkiri sulukta yudum (Havluyu, lavaboda yıkadım)
Dış dövlete till çektiği? (İsveç’e telefon ettin mi?)
Şaare postaynan mı gideceksin, Tomayılınan mı?(Ankara’ya otobüsle mi gideceksin, otomobilinen mi?)
Şengardaşlardan, alma, pörtekel, yir otu al! (Pazar’dan elma, portakal, havuç al!)
Tavsırı bu işliğinen mi çektirdin? (Fotoğrafı bu gömlekle mi çektirdin?)
Dama çıkta buharaynan çörteni onar! (Evin çatısına çık baca ile suyolluğunu tamir et!)
Guuurbaan! yaarnım sızılıyor. (Evladım! Sırtımın yan tarafı ağrıyor)
Oturduğun ahır sekisi, çığırdığın İstanbul türküsü. (Fakirsin, oturacak evin yok, kendini yüksek gösteriyorsun)
Urbana bir gayış al! (Takım elbisene uygun bir kemer al)
İrişteynen garnını iyice doyur! (Erişte makarnası ile açlığını gider)
Guurbaan! Zabanan növürüyordunuz bölenle? (Evladım! Teyzenin çocuğu ile sabah ne yapıyordunuz?)
İrimsiz oğlan yalığımınan, sındımı getirdiği? (Beyinsiz çocuk, mendili minen, makasımı getirdin mi?)
Zerdaliler daha irmemiş! (Kayısılar hala olgunlaşmamış!)
Zobaya icik yapma at! (Sobaya biraz yakacak olarak büyük tezek at)
Olanı diğnanan mı yosa dekminenmi döödüüz? (Çocuğu değnekle mi yoksa tekmeyle mi dövdünüz?)

Diyaza; teyze, Helke;kova, İlaan; leyen, Döömeç; Yufka ekmek ve yumurta kızartılarak yapılan kahvaltılık. Asıda; Kulu’ya ait bir tür helva tatlısı. Bıkla; Kulu’ya ait et ve yumuta ile yapılan yemek.
Ben bu kadarla yetiniyorum geri kalan cümleleri yorumculara bırakıyorum… Saygılarla


 KuluHaber internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları KuluHaber Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

YASAL UYARI: Bu site içerisinde yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Site içerisinden alınan alıntılar kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Site içerisinden yapılan yorumlardan yorumu yapan ilgili sorumludur ve sitenin yorumları yayınlama hakkı saklıdır.

Adres : Hakan Akdağ
Tel :+905414910647
Bu site 0.092 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]