16 Temmuz 2012 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

OLOF PALME PARKI KRİZİNİ FIRSATA ÇEVİRME ŞANSI

OLOF PALME PARKI KRİZİNİ FIRSATA ÇEVİRME ŞANSI

Atila ALTUNTAŞ

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 3109 kez okunmuştur

2010 yılında, Amerikan Readers Digest dergisinin en çevreci ülkeler klasmanında, çevre koruma ve halkının refahına düşkün sıralamasında ilk sırayı İsveç, en çevreci ve yaşanabilir kentler listesinin ilk sırayı Stockholm aldı.Dergi  ülkeleri ve şehirleri listelerken, hava kalitesi, su, biyoçeşitlilik veya sera etkisine yol açan gaz salımı gibi çevre ölçütlerinin yanı sıra GSMH, eğitim ve işsizlik oranı ile halkın mutluluk seviyesi gibi kriterler de göz önüne alınarak hazırlandığını belirtti.

Uzun yıllardan beri İskandinav kültürünün, siyasetinin, medyasının ve ekonomisinin merkezi olan İsveç'in başkenti Stockholm, 14 adanın üzerine kurulmuş. Bu nedenle Kuzey'in Venediği olarak da anılan şehir, özellikle yaz aylarında kuşkusuz Avrupa'nın en güzel kentlerinden biri. Her ne kadar bu sene yaz başlamadı ve son 56 yılın rekor seviyesinde yağmur yağdı ise de, Stockholmlülerin şehirleriyle en çok övündükleri özelliği, her yerinin yemyeşil olması. Parklarla çevrili olan şehir, dünyada kişi başına en çok yeşil alan düşen başkent olarak biliniyor. Kısacası insanın ömrünü uzatacak bir yer burası.

Stockholm’ün mimari yapısı ve bu şehirde sanata verilen önemde, gıpta edilecek cinsten. Stockholm, Amsterdam gibi bir bisikletşehri ve benim gözlemlerime göre insanların birbirine karşı çok açık, dürüst ve eşit davranırken, çevreye de oldukça duyarlı.

Sonuç olarak şunu belirtmek istiyorum. Genelde ben Stockholm’le ilgili görüşlerimi açıkladığımda arkadaşlarım ve bazı tanıdıklarım tarafından tepki görüyorum. ‘’Stockholm’ün neresini beğeniyorsun. Soğuk, yağmurlu ve kapalı havasıyla insanı bunalıma sokan ve yaşanmayacak bir yer’’ diye itiraz ediyorlar. Ne desem bilmem ki? Cihan-ara cihan içindedür arayıbilmezler. Ol mahiler ki derya içredür deryayı bilmezler” Açıklamasına gelince:“Dünyayı süsleyen aslında dünyanın içindedir ancak süsleyeni bilmezler.O denizin içindeki balıklar da denizi bilmezler.”

OLOF PALME PARKI KRİZİNİ FIRSATA ÇEVİRME

Anladığım kadarıyla Kulu'ya yeni hastane yapılcak. Yer olarakta Kulu belediyesi, Olof Palme Parkının yarısı veya üçte birini bu hastaneye tahsis edecek. Stockholm'de yeşilin içinde yaşayan ve keyfini çıkaran biri olarak, Olof Palme Parkından bir ağacın bile telef olması beni üzer. Zira sevgili peygamberimiz (sas)''Kıyamet koparken sizden biriniz elinde bir ağaç fidanı bulunurda bunu kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse mutlaka diksin'' buyuruyor. Yine İslam dininin ağaca ne kadar önem verdiğini anlatan başka bir hadiste efendimiz, "Hiç bir müslüman yoktur ki, o, ağaç diksin yahut ekin eksin ve mahsulünden insan, kuş, kurt yesin de kendisi bundan faydalanmasın. Elbette o müslüman da diktiğiyle, ektiğiyle sevap alır.'' İşte bir Müslümanın ağaca ve doğaya bakış şekli budur.

Gelelim Olof Palme Parkı krizini fırsata çevirme konusuna. Bana göre Kulu'nun en önemli sorunu; Ankara- Konya yolu istikameti haricindeki bütün mahalle ve sokakların işlevini kaybetmesi ve adeta birer ölü mekanlara çevrilmesi. Özellikle çarşı içi tüm canlılığını kaybetmiş durumda. Öğleden sonra in-cin top oynuyor. Çarşı esnafı zor durumda. Bu soruna çözüm belediyenin ayağına gelmiş durumda. Aslan deresi veya özün bulunduğu bölge Cumhuriyet mahallesine yeni hastane yapılırsa, Kırkahvesinden, hastanenin olduğu yere kadar bütün bölge canlanır. Hastanenin bulunduğu bölgede yeni ticaret alanları oluşturulur ve Kulu girişimcisine büyük fırsatlar sunulur. Çarşı esnafıda bu canlılıktan payına düşeni alır. Kulu belediyesi yukarda belirttiğim öneriyi hayata geçirirse, tarihi bir hizmet yapmış olur ve bir taşta iki kuş vurur...

Diğer taraftan Sivil Toplum Kuruluşlarımızın konuya duyarszı kalmayıp, meseleyi Belediye başkanı Sayın Ahmet Yıldız'la görüşerek bir çözüm aramalarını destekliyor ve taktir ediyorum. Fakat bu girişimlerinin yüzeysel ve şov yapmaya dönük olmadığını kanıtlamaları için, Kulu'ya yeni bir park daha kazandırmaları lazım. Atatürk veya Kulubey isminde yeni ve büyük bir parka Kulu'nun ihtiyacı var. Madem Sivil Toplum Örgütleri ortaya çıktı taşın altına ellerini koysunlarda görelim. Zira böyle bir projeye İsveç'ten destek yağar.


 KuluHaber internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları KuluHaber Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

YASAL UYARI: Bu site içerisinde yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Site içerisinden alınan alıntılar kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Site içerisinden yapılan yorumlardan yorumu yapan ilgili sorumludur ve sitenin yorumları yayınlama hakkı saklıdır.

Adres : Hakan Akdağ
Tel :+905414910647
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]