01 Aralık 2011 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

OKUMAK
  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 2105 kez okunmuştur

    İslam’da ilk ayet ve farz “oku” dur. Acaba bu emri yerine getirip gereğince okuyor muyuz, yoksa kolaycılığa kaçıp seyrediyor muyuz? Bence  ikisi de   değil. Sadece bakıyoruz. Fotoğraflara bakıyoruz,televizyona bakıyoruz,gelene geçene bakıyoruz.Şunu belirtmek isterim ki; İnsan kelimelerle düşünür, ne kadar kelime bilirse düşünce ufku o kadar genişler. Zekâ seviyesi o nispette artar. İnsanın zekâsını ölçen en keskin kıstas kelime haznesidir. Zekâ aynen kaslara benzer, ne kadar çok çalıştırılır ise o nispette gelişir. Beyne egzersiz yaptırmanın yolu problem çözme ve kelime öğrenmektir. Kitap okumanın diğer derslere çok faydası vardır. Özellikle kapsamlı düşünme kabiliyeti isteyen fizik ve matematik, alternatif düşünme kabiliyetini geliştirmede felsefe, akıl yürütmede mantık derslerinde insanların daha başarılı olacağı malumdur.                                   
    Son yıllardaki sınavların özelliği zamanı iyi kullanma, yani hızlı soru çözmedir. Çok kitap okuyan öğrenci hızlı okuyup anlayarak dakikaların altın değerinde olduğu sınavlarda diğer öğrencilerden daha başarılı olur. Herhangi bir sınava hazırlanan kişiler sınavı kazanmak istiyorsanız kitap okumayı İhmal etmemelisiniz!
    Kitap okumanın en önemli faydalarından biri de insana kendini tanıma fırsatı vermesidir. Okuyan insan hangi dalda başarılı olacağını çok çabuk kavrar. Okumak demek çok okul bitirmek olarak anlaşılmasın. Nice bilim adamları vardır ki doğru dürüst okula gitmemiştir.Ama Einstein gibi dünyaya yön vermişlerdir.
    Kitap ömrü uzatmanın en iyi ilacıdır. Kim kitapsever ve okursa, onun hayatı mutlu, ruh dünyası zengin ve ömrü uzun olur. İnsanın baş düşmanı bir şey yapmamaktan doğan boşluk ve tembelliktir ki; bu da streslere davetiye çıkarır. Kendine ve insanlara faydalı olmaya gayret etmeyen kişi zaten yaşamıyor demektir. Bundan kurtulmanın yolu kitap okumaktır. Okumayı okul kitapları ile sınırlayan, beyin kapılarını bunun dışındakilere kapayan insan, kabuk bağlar, çevresi ile ilişkisi de bu kabuğun delikleri ile sınırlıdır. Kendini yenilemenin sırrı ise kitaplar arasında dolaşıp onların arkadaşlığını sağlamakla mümkündür.
Kitabı okumak için ona dokunmak gerekir. Kapağına, sayfalarına daha okumadan tanışmalı, sevgimizi tokalaşma tadında merhaba diyerek sımsıcak bir dosta kavuşma, hasretten sonra vuslata erme edasıyla yapmalıyız.
    Japonya’da bir gazete 11 milyon satarken Türkiye’de günlük yayımlanan tüm gazetelerin baskı sayısı 5 buçuk milyona bile ulaşmıyor. Bir Japon bir yılda ortalama 25 kitap okuyor. Bir İsviçreli bir yılda ortalama 10 kitap okuyor. Bir Fransız bir yılda ortalama 7 kitap okuyor. Türkiye’de bir yılda altı Türk bir kitap okuyor. Öncelikli ihtiyaçlarımız arasında kitap okuma ihtiyacımız tam 235. sırada yer alıyor. 235.sıra…                 Maalesef  okumuyoruz.
    Yavuz Sultan Selim Han döneminde Osmanlı Devleti dünyanın en zengin ve en güçlü devleti idi. Sekiz yıllık kısacık saltanatına kıtalar fethini sığdıran koca  Yavuz Sultan Selim Han, develere yüklettiği kütüphanesini bir an olsun yanından ayırmazdı. Şehzadelik döneminde 3 saate indirdiği uykusuyla günde sekiz saatini kitap okumaya ayırmıştı. Türkiye`de ise 5139 genç üzerinde yapılan araştırmaya göre; gençlerin %69’u  hatırlamayacakları kadar uzun zamandır kitap okumadıklarını söylemişlerdir.
Unutulmamalıdır ki okuduğumuz her kitabın sayfaları yıllar süren tecrübenin ürünüdür. Hayatını bugün için değil, yarınlara hazırlayan ve gelecekte büyük işler başarmaya azmetmiş geleceğin seçkin insanlarına sesleniyoruz;
“Ey kendini insan bilen kendini oku! Yoksa hayvan ve cansız taş gibi insan olma ihtimali var. Nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez.” Cümlelerini defalarca oku! Çünkü tüm okumalar kendimizi okuma adınadır. Beğenilen insanları diğer insanlardan ayırt eden bu özellikleridir.
İnsan çok zengin olup iflas edebilir. Büyük bir makamda olup makamını kaybedebilir. Ama okuma sayesinde elde edilen bilgi ve onun getirmiş olduğu itibar mezara kadar devam eder. İnsanlar arasında faydalı işlerle anılmak  istiyorsanız, sizi hiç terk etmeyecek asil bir konumunuz olmasını, âlim ve ilmiyle amil olmak istiyorsanız çok okumalıyız.
   Bugün için, yarın için, mutlu bir gelecek için, derslerimiz için, ülkemiz için ve Dünya insanlığı için kültürlü olmalıyız. “Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekâyı geliştirmektir” .Öğretmeni, velisi, öğrencisi her gittikleri yere ellerinde bir kitapla gitmelidirler. Tek çare okumak, düşünmek, anlamak, uygulanabilir projeler üretmektir.

  " Kültürlü olmadan, okumadan parası olanların cahilliklerinden yüce yaradana sığınırım."

 

 


 KuluHaber internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları KuluHaber Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

YASAL UYARI: Bu site içerisinde yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Site içerisinden alınan alıntılar kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Site içerisinden yapılan yorumlardan yorumu yapan ilgili sorumludur ve sitenin yorumları yayınlama hakkı saklıdır.

Adres : Hakan Akdağ
Tel :+905414910647
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]