22 Mart 2011 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Sınavda Başarı,

Sınavda Başarı,

Mehmet PASTUTMAZ

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 2689 kez okunmuştur

    Sınav başarısı sadece çalışmaya bağlı değildir,gençler zaten ellerinden geleni yaptılar. Bugüne kadar çalışabildikleri kadar çalıştılar .Bundan sonrası sadece ve sadece çalıştıklarını gösterebilmelerine bağlıdır .Bunun da yolu mümkün olduğu kadar az stresle, dikkatlerini yoğunlaştırıp sınava girebilmeleri ile ilgilidir .
    Öncelikle sınavdan birkaç gün önce çalışmayı bırakmak Bir gece önce uykusuz kalmamak için sınavdan bir gün önce açık havada bolca yürümek faydalı olur. Arkadaşları ile kendisini kıyaslayıp moral bozmamak gereklidir . Sınav başlamadan önce mutlaka yerimizi alıp sınava sakin girmek önemlidir Sınav esnasında zor sorulara takılmamak Baştan sona önce bildiklerimizi yapmak Daha sonra zor sorulara dönmek zaman kaybını önleyeceği gibi yapabileceğimiz soruları kaçırmamızı engelleyecektir Sınavda çok emin değilsek işaretlediğimizi soruları değiştirmemeli Sınavın son dakikasına kadar kalarak yapamadıklarımıza uğraşmak işe yarayacaktır Sınavın sadece bilgilerimizi ölçtüğünü unutmamalı Yapabildiğimiz kadar başarılı olmaya çalışmalı ama yapamazsak bir sene sonra gene hazırlanıp başarılı olabileceğimizi unutmamalıyız Sınava ölüm kalım konusu olarak bakmak bizi daha çok strese sokacak bildiklerizi de yapabilmemize engel olacaktır Çok sıkıldığımız zaman derin bir nefes alıp yavaş yavaş vermek zihnimizi toplamamıza yardım edecek . 
   Ülkemiz şartlarında iyi bir eğitim alınabilmesi için birçok kez sınav süreci yaşıyoruz. Yaşıyoruz diyorum çünkü sınava hazırlanan bir öğrencinin anne ve babası ve diğer aile üyeleri de benzer bir durumu yoğun hissediyor ve anne babaya bu süreçte önemli görevler düşüyor. Oldukça zorlu olan bu dönemde, sınav sürecini yaşayan çocuğa anne baba desteğinin etkin olabilmesi için aşağıda belirtilen konularda davranış ve tutumlar sergilenmesi gerekmektedir. Davranışsal ve duygusal gelişimi sağlıklı olan çocuklarda başta anne baba arası ilişkiler olmak üzere tüm aile ilişkilerinde değerlerin temel alındığı bir yaklaşım biçimi çok önemlidir. Bu değerlerin başında da sevgi içerikli davranışlar ve saygı içerikli tutumlar gelir. Bu değerleri yaşamında hisseden çocuk kendi sorumluluğunu almada istekli ve başarılı olabilmekte kendi ihtiyaçlarını ve hedeflerini yönetebilmektedir. Özelikle de anne babasının kendinden beklentilerini yerine getirebilmekte, onlar ile yoğun inatlaşmalar ve çatışmalar yaşamamaktadır. Saygı ve sevgi değerleriyle büyüyen bir çocuk aile içinde farklı düşündüğü konuları özgüvenle ve ifade becerisi ile dile getirebilmekte, yeri geldiğinde anne ve babasını ikna edebilmektedir. Bunun yanı sıra özellikle dersler, arkadaş seçimi gibi önerilerde anne babasının görüşlerini dikkate almakta ve onları önemsemektedir. Bu noktadan bakınca saygı ve sevgi ilişkisi iklimini, ailenin tüm üyelerinin benimsemesi çok önemlidir ve bunu sağlama da anne babanın davranışlarının büyük payı vardır.
   Çocuğunuzla ilgili konularda doğruca okul yönetimi veya öğretmenleri ile görüşün. Velilerin kendi aralarında çocuklarının okul ile ilgili sorunlarına çözüm aramaları sorunlar yaratabilir. Okulla geliştirilecek işbirliği, çocuklarınızın başarısında büyük yarar sağlayacaktır. Çocuklarınızın bir sorunu olduğunda, okulla işbirliği yapmanıza karşın bu sorun giderilememişse hemen en yakınınızdaki Rehberlik ve Araştırma Merkezi,nede başvurabilirsiniz. Size gerekli eğitim tedbirleri sağlanarak çocuğunuzun başarı yolları açıklanacaktır. Çocuğunuzla ilgili özel bir hizmet ve yönlendirme almak isterseniz de Psikolojik Danışma Merkezlerine başvurun.Sınava hazırlık sürecini yaşayan bir öğrencinin yaşadığı kaygıyı iki temelde açıklayabiliriz. Birinci sebep bütünüyle gerçek ve akılcı bir temele dayanır.Bu anlamda çocuklarımızın sonuçları hayatın akışını etkileyecek büyük bir yarışta yer alacak olmaktan kaygı duymak, doğal ve yerinde bir durumdur. kinci sebep ise, birincisi gibi gerçek ve akılcı bir temele dayanmaz. Yaşanan bu kaygılar, çocuğun kontrol edemediği ve çevrenin etkisiyle de alevlenen ve rasyonel olmayan kaygılardır. Örneğin Sınavı kazanamazsam; “Anneme - babama ne diyeceğim?”, “Arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakacağım?”“Akrabalarımın önüne nasıl çıkacağım?”,“Tanıdıklarıma karşı mahcup olacağım?”,gibi düşünceler sınavlara hazırlanan öğrencinin rasyonel olmayan kaygı kaynaklarıdır ve çocuğu önemli derecede etkiler. Her konuda olduğu gibi sınavlarda başarı için de belirli bir düzeyde kaygıya gerek vardır. Sınavlarına hazırlanan bir genç çok ender rastlanabilecek çok az sayıda kişi hariç - öğrenme ve başarı için gerekli olan düzeyde kaygıya sahiptir. Öğrenmeyi, akıl yürütmeyi ve sınav başarısını olumsuz yönde etkileyen, temelinde öğrencinin kendine güvensizliği altında yatan yüksek kaygıdır. Gencin kendisine güvensizliği ise önemli ölçüde anne ve babasının bilerek veya bilmeyerek uyguladığı eğitim ve yaklaşımların sonucudur. Anne-babanın çok küçük yaştan başlayarak yüksek başarı beklentisi, çocuğun hatalarını düzeltmek için onu eleştirmek, çocuğun dayak, hırpalama gibi cezalarla eğitilmesi, yargı ifadesi taşıyan olumsuz sıfatlarla nitelemek (haylaz, tembel, sorumsuz, dağınık, pısırık, yavaş, vb...) çocuğun kendine olan güvenini zayıflatır. Bunun sonucu ortaya çıkan kaygı, başarıya olumlu katkısı olmayan kaygıdır ve bununla başa çıkmak çok zordur.
    Çocukların sınava hazırlandıkları sırada anne-babalara düşen en önemli görev, çocuklarının çalışma isteğini artırmak ve onu çalışmaya teşvik etmek için kaygı yükseltici yaklaşımlardan kaçınmaktır. Anne babaların çoğu zaman dengesini tutturamadıkları hatta kendi içlerinde kalmış hasretlerini içeren beklentileri, çocuklarımızın yoğun kaygılarının da temelini oluşturmaktadır. Şu unutulmamalıdır, çocuğunuzun akademik kapasitesi binlerce kişi arasından sıyrılarak bu yerlere ulaşmaya yeterli olmayabilir. Bu nedenle çocuğunuzun sınırlarını anlayabilmek için bir uzmanın görüşüne başvurabileceğiniz gibi, bu konuda kendiniz de gerçeğe çok yakın bir tahminde bulunabilirsiniz. Bunun için kullanacağınız ölçüt, çocuğunuzun okul hayatında ve okul dışı faaliyetlerinde göstermiş olduğu başarı düzeyidir. Çocuğunuz sınıfında ders başarısı açısından ön sıralarda yer alan, sosyal faaliyetlerinde girişken ve liderlik özelliği olan, belirli bir ders veya alandaki başarısı öğretmenlerinin veya çevresindekilerin takdirini kazanan biriyse ne mutlu size. Bu takdirde çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi yüksek tutmakta gerçekçi sebepleriniz var demektir. Eğer çocuğunuz sınıflarını ‘ancak’ geçebildiyse, sınıfını geçerken çeşitli yardımlara ihtiyaç duyduysa , öğretmenleri kendisini, ‘Biliyor ama bildiğini ortaya koyamıyor ‘ , veya ‘ Çalışsa yapar , ancak çalışmıyor’ diye değerlendirdilerse , okul dışı hayatında dikkat çekecek hiçbir özel başarı göstermediyse , çocuğunuzun uyumlu bir insan olması ve meslek hayatında başarı göstermesi yine de mümkündür. Ancak okul veya üniversite seçiminde beklentilerinizi çok yüksek tutmamanızda yarar vardır. Bir cümleyle özetlemek gerekirse çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi kontrol edin ve ideallerinizin onun sınırlarını zorlamasını önleyin. Ders çalışmak ve sınav kazanmak uğruna çocuğunuzla olan yakınlığınızı tehlikeye atmayın. Önündeki sınavda başarılı olsa da , olmasa da önemli olan çocuğunuzla aranızdaki sıcaklığın tehlikeye girmemesi onun sizden uzaklaşmamasıdır. . Çocuğun sınavda başarılı olması uğruna yapılan mücadele bazen aileyle çocuk arasına soğukluk girmesine ve duygusal açıdan uzaklaşmaya sebep olmaktadır. Eğer çocuğunuzla ilişkiniz genel olarak iyi ve yumuşak ise, ölçülü miktarda “çalış” uyarısı ve çalışma şartlarının hazır edilmesi biraz sıkıcı gelse de, çocuğunuza sorumluluğunu hatırlatacaktır . Kaç yaşında olursa olsun birçok kişinin çalışmaya başlamak için bu tür bir uyarıcıya ihtiyaç duyduğu bilinir.
   Ancak çocuğunuzla ilişkiniz iyi gibi gözükse de sık sık sertleşiyorsa ,o zaman ‘çalış’ uyarıları aranızdaki gerginliğin dozunu artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Böylece birbirinize kızmak için özel bir sebebe ihtiyacınız kalmayacak eğitim ve diplomadan daha önemli bir şey ,çocuğunuzla aranızdaki sıcaklık bütünüyle kaybolacaktır.
   Daha iyi bir gelecek için gençlerimize başarılar dilerim.


 KuluHaber internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları KuluHaber Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

YASAL UYARI: Bu site içerisinde yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Site içerisinden alınan alıntılar kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Site içerisinden yapılan yorumlardan yorumu yapan ilgili sorumludur ve sitenin yorumları yayınlama hakkı saklıdır.

Adres : Hakan Akdağ
Tel :+905414910647
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]